Çocuğunuz Ders Çalışmak İstemiyor mu? Etkili Ders Çalışma Alışkanlığı Nasıl Kazandırılır?
Çocuğun ders çalışmak istememesi, masanın başına oturmaması veya çalışmaya başladıktan kısa süre sonra dikkatinin dağılması birçok ailenin karşılaştığı bir durumdur. Özellikle ilkokul ve ortaokul döneminde çocuklardan uzun süre boyunca kesintisiz ders çalışmalarını beklemek her zaman doğru sonuç vermeyebilir.
Burada asıl önemli olan çocuğu daha uzun süre çalıştırmak değil, daha verimli çalışmasını sağlayacak doğru alışkanlıkları geliştirmektir.
Her öğrencinin dikkat süresi, öğrenme hızı, derslere ilgisi ve çalışma biçimi farklıdır. Bu nedenle bütün çocuklara aynı çalışma programını uygulamak yerine öğrencinin yaşına, seviyesine ve ihtiyaçlarına uygun bir sistem oluşturmak çok daha sağlıklı bir yaklaşımdır.
Çocuğunuz Ders Çalışmak İstemiyorsa Önce Nedenini Anlayın
Bir çocuğun ders çalışmak istememesinin altında her zaman tembellik bulunmaz.
Çocuk;
- Konuyu anlamadığı için dersten uzaklaşıyor olabilir.
- Başarısız olmaktan çekiniyor olabilir.
- Çalışma sırasında sürekli eleştirildiğini düşünüyor olabilir.
- Nereden başlayacağını bilemiyor olabilir.
- Uzun süre dikkatini toplamakta zorlanıyor olabilir.
- Ders çalışma alışkanlığı henüz gelişmemiş olabilir.
- Derslerin seviyesine uygun olmadığını düşünüyor olabilir.
Bu nedenle “Ders çalışmak istemiyor.” demeden önce “Çalışmasını zorlaştıran şey ne?” sorusunu sormak gerekir.
Çocuğun ihtiyacını doğru anlamak, uygulanacak çalışma yöntemini de büyük ölçüde belirler.
“Saatlerce Çalış” Demek Yerine Uygulanabilir Hedefler Belirleyin
Özellikle küçük yaş grubundaki çocuklardan uzun süre kesintisiz şekilde masa başında kalmalarını beklemek her zaman gerçekçi değildir.
Çocuğa:
“Bugün üç saat ders çalışacaksın.”
demek yerine, tamamlayabileceği daha net ve ölçülebilir hedefler belirlemek daha işlevsel olabilir.
Örneğin:
- Matematikten belirli sayıda soru çözmek
- Bir Türkçe metnini okuyup sorularını cevaplamak
- Öğrenilen kelimeleri tekrar etmek
- Bir konuyu kısa bir tekrar çalışmasıyla pekiştirmek
- Önceki derste öğrenilen konudan birkaç soru çözmek
Böylece çocuk yalnızca “kaç saat çalışacağını” değil, çalışmanın sonunda neyi tamamlayacağını bilir.
Bu yaklaşım özellikle ders çalışma konusunda zorlanan öğrencilerin kendilerini daha kontrollü hissetmelerine yardımcı olabilir.
Küçük Hedefler Daha Güçlü Bir Çalışma Alışkanlığı Oluşturabilir
Ders çalışma alışkanlığı bir anda oluşmaz.
Özellikle ilkokul çağındaki bir öğrenciden başlangıçta uzun süre masa başında kalmasını beklemek yerine, kısa ve gerçekleştirilebilir çalışma süreleriyle başlamak daha doğru olabilir.
Örneğin çocuk önce kısa bir matematik çalışmasını tamamlayabilir. Ardından kısa bir mola verip Türkçe çalışmasına geçebilir.
Buradaki amaç çocuğu sürekli çalıştırmak değil, “Başladığım işi tamamlayabiliyorum.” duygusunu geliştirmektir.
Zaman içerisinde çalışma süresi ve çalışma hedefleri öğrencinin gelişimine göre artırılabilir.
Çalışma Programı Çocuğun Seviyesine Uygun Olmalı
İyi hazırlanmış bir ders programı yalnızca ders isimlerinin ve saatlerin yazıldığı bir çizelge değildir.
Öğrencinin;
- hangi derslerde zorlandığı,
- hangi konularda eksik olduğu,
- hangi konuları daha kolay öğrendiği,
- dikkatini ne kadar süre sürdürebildiği,
- günlük okul temposu,
- tekrar ihtiyacı,
- sınav ve ödevleri
birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin matematikte temel bir konuda eksikliği bulunan bir öğrenciyi doğrudan daha zor sorularla çalıştırmak, öğrencinin dersten daha fazla uzaklaşmasına neden olabilir.
Önce eksik öğrenmenin tamamlanması, ardından yeni konulara geçilmesi daha sağlıklı bir ilerleme sağlayabilir.
Çocuğun Başarısını Yalnızca Notlarla Değerlendirmeyin
Bir öğrencinin gelişimi yalnızca sınavdan aldığı puanla ölçülmez.
Çocuğun;
- konuyu anlayabilmesi,
- öğrendiğini farklı sorular üzerinde uygulayabilmesi,
- soru çözme becerisinin gelişmesi,
- okuduğunu anlayabilmesi,
- dikkatini daha uzun süre sürdürebilmesi,
- kendi başına çalışmaya başlaması
da eğitim sürecinin önemli kazanımlarıdır.
Bu nedenle çocuğun aldığı nota bakmak yerine önceki durumuyla bugünkü durumunu karşılaştırmak daha anlamlı olabilir.
Ebeveynin Rolü: Baskı Kurmak Değil, Doğru Sistemi Oluşturmak
Çocuğun ders çalışması konusunda ailelerin kaygılanması oldukça anlaşılabilir bir durumdur. Ancak sürekli “Dersini çalıştın mı?”, “Neden çalışmıyorsun?”, “Bu şekilde başarılı olamazsın.” gibi cümlelerin tekrarlanması zaman içerisinde ders çalışmayı çocuk için bir stres kaynağı haline getirebilir.
Bunun yerine çocuğun çalışma ortamını düzenlemek, hedeflerini belirlemesine yardımcı olmak ve ihtiyaç duyduğu noktada destek olmak daha sağlıklı olabilir.
Çocuğun her adımını kontrol etmek yerine kendi sorumluluğunu yavaş yavaş üstlenmesine fırsat vermek uzun vadede çok daha değerli bir kazanımdır.
Özel Ders Ne Zaman Faydalı Olabilir?
Bazı öğrenciler okulda anlatılan konuyu sınıf ortamında takip etmekte zorlanabilir. Öğretmenin sınıftaki öğrencilerin tamamına aynı anda yetişmeye çalışması nedeniyle bazı konular yeterince pekiştirilemeden geçilebilir.
Bu durumda birebir özel ders, öğrencinin anlamadığı noktaların daha rahat belirlenmesine yardımcı olabilir.
Özel derste öğretmen;
- öğrencinin mevcut seviyesini gözlemleyebilir,
- eksik öğrenilen konuları belirleyebilir,
- öğrencinin öğrenme hızına göre ilerleyebilir,
- anlaşılmayan bir konuyu farklı örneklerle yeniden anlatabilir,
- öğrencinin soru çözme yöntemini takip edebilir,
- ihtiyaç olduğunda önceki konulara geri dönerek tekrar yapabilir.
Buradaki amaç yalnızca daha fazla soru çözdürmek değildir.
Amaç, öğrencinin neden zorlandığını anlamak ve ona uygun bir öğrenme yolu oluşturmaktır.
Doğru Öğretmen Seçimi Neden Önemli?
Özel dersin verimli olmasında öğretmenin konu bilgisi kadar öğrenciyi anlayabilmesi de önemlidir.
Özellikle küçük yaş grubundaki öğrenciler için öğretmenin sabırlı olması, çocuğun seviyesine uygun anlatım yapabilmesi ve öğrenciyi gereksiz baskı altında bırakmadan çalışmaya teşvik edebilmesi gerekir.
Çünkü bazen öğrencinin ihtiyacı daha fazla çalışmak değil, konunun kendisine uygun bir yöntemle anlatılmasıdır.
Doğru öğretmen, öğrencinin eksiklerini fark ederken güçlü olduğu yönleri de görür. Böylece çocuk yalnızca eksiklerini kapatmaya değil, öğrenmeye karşı güven kazanmaya da başlayabilir.
Özel Ders Budur’da Öğrenciye Uygun Eğitim Yaklaşımı
Özel Ders Budur olarak özel dersi yalnızca bir öğretmenin öğrenciye konu anlattığı bir süreç olarak değerlendirmiyoruz.
Bizim için önemli olan öğrencinin hangi derste, hangi konuda ve neden desteğe ihtiyaç duyduğunu doğru anlayabilmek.
Bu nedenle öğretmen seçiminde öğrencinin sınıfı, ders ihtiyacı, mevcut seviyesi ve eğitim hedefleri dikkate alınmalıdır.
Birebir eğitimde öğrencinin anlamadığı bir konu üzerinde daha fazla durmak, gerektiğinde önceki konulara dönmek ve öğrencinin seviyesine uygun örneklerle ilerlemek mümkündür.
Böylece özel ders, öğrencinin yalnızca ders notlarını yükseltmesine değil; konuyu anlayarak öğrenmesine, kendine güvenmesine ve zaman içerisinde daha bağımsız çalışabilmesine katkı sağlayabilir.
Çocuğunuz İçin Özel Ders Arıyorsanız
Çocuğunuzun belirli bir derste zorlanması, ödevlerini yapmakta güçlük çekmesi veya ders çalışma alışkanlığı oluşturmakta zorlanması tek başına başarısız olduğu anlamına gelmez.
Bazen ihtiyaç duyulan şey daha fazla çalışmak değil, öğrenciye uygun doğru yöntem ve doğru öğretmenle ilerlemektir.
Özel Ders Budur olarak öğrencinin ihtiyacını, seviyesini ve hedeflerini dikkate alarak uygun özel ders desteğinin belirlenmesine yardımcı oluyoruz.
Çocuğunuz için özel ders arıyorsanız; hangi sınıfta olduğunu, hangi derste desteğe ihtiyaç duyduğunu ve bulunduğunuz bölgeyi bize iletin. Öğrencinizin ihtiyacına uygun öğretmen ve ders sürecini birlikte değerlendirelim.
Özel Ders Budur
Doğru öğretmen, doğru yöntem, öğrencinin ihtiyacına uygun eğitim.